Doğal Olmayan Kozmatik Ürünlerinin Zararları

Günümüzde bakım çok önemli bir pozisyona yerleştirilmiş durumda. Fakat bakım denilince akla sadece makyajlı bayanlar, saçını günlük yaptıran erkekler gelmektedir. Bu mantık çoğu insan tarafından tuhaf karşılanmaktadır. Bakımlı olmak her yönüyle insanın kendisine özen göstermesidir. Ancak insanların kafasına yer edinmiştir bu düşünce. Bunun için kozmetik piyasası her türlü zirveye taşınmıştır. Ancak kozmetik ürünleri satışında çok dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Bayanlardaki makyaj merakı, çok küçük yaşlara hitap edecek seviyeye gelmiştir. Sırf ucuz diye satın alınan kozmetik ürünleri ise cilt sağlığını son dereceye sokmaktadır. İnternet ortamında satışı yapılan kozmetik ürünleri, çok fazla satın alınmaktadır. Fakat alınan ürünleri yakından inceleme imkanı verilmemektedir. Bu tür ürünlerde katkısal madde oranı çok fazladır. Çok uzun süreli olarak bu ürünleri tedarik edip, kullanmak çoğu insanı cilt kanseri olmaya mecbur bırakabilmektedir.doğal olmayan kozmetik ürünleri, kozmetik ürünlerinin zararları, kozmetik ürünleri

Zararlarını sonradan keşfetmeyin

Bilinçsiz olarak tedarik edilen, kozmetik ürünlerinin beraberinde getirdiği çok fazla sorun bulunmaktadır. Bu tür ürünler sonucu belli başlı belirtileri vardır ki bunların en belirgini yüz bölgesinde bulunan çukurlaşmalardır. Kozmetik kavramı akıllara sadece makyaj malzemeleri getirmemelidir. Gelişi güzel yerlerden satın alınan saç boyaları da saçlarda aşırı dökülme yapabilmektedir. Bu tür saç boyaları saça hemen alıştığı için sürekli boya istemektedir. Belli bir süre saç dipleri yanmaya başlar. Bu da daha büyük problemlere yol açabilmektedir. Makyaj malzemelerinin sadece ucuz olanları sıkıntı oluşturmamaktadır. Günlük olarak çok fazla makyaj yapılması, bir süre sonra yüzü tanınamayacak hale getirebilmektedir. Artık marketlerde bile dikkat çekildiği için satın alınan vücut losyonları ise, özellikle bayanlarda üreme sorunlarına kadar bir çok zarara yol açabilmektedir. Tırnak cilaları genellikle tırnakların daha parlak bir görünüme kavuşması için kullanılır. Halbuki tırnak cilaları, tırnağın katmanını incelterek tırnağın daha çabuk kırılmasına yol açmaktadır.

Cildinize sahip çıkın

Artık sırf özel bir gün var diye çocuklara bile makyaj yapılıyor. Bu da çocukların erken yaşta özenerek makyaj yapma alışkanlığı kazandırılmış oluyor. Makyaj yapmak cilt açısından çok zararlı bir boyut taşımaktadır. Bunun yanı sıra kuaförlerde yaptırılan makyajlar daha da sakıncalıdır. Çünkü o kozmetik ürünleri bir çok kişinin cildiyle temas etmektedir. Bu gerçeği göze almanız gerekmektedir. Yine de kuaför ortamında makyaj yaptırmanız gerekirse, bunu kendi malzemelerinizle yaptırmanız cildinizin alerji olmasını engelleyebilir.

Doğal Çaylar ile Zayıflama

Zayıflama için onlarca diyet ve spor yaparız. Peki, hiç bitki çaylarının desteği ile zayıflamayı düşündünüz mü? Kolayca bulabileceğiniz bitki çayları ile hem içinizi ısıtın hem de kilo verin. Düzenli olarak tüketim de kilo vermeye yardımcı olduğunu sizde fark edebilirsiniz.

Bitkisel zayıflama çayı olarak satılan ürünlere yüksek maliyetler ödemek yerine, doğada ve aktarlarda bulunan uygun fiyatlı bitkileri tüketmek sağlık açısından daha faydalıdır. Doğal çaylar ile zayıflama için tüketmeniz gereken bitkilerden başlıca olanlar:

Yeşil çay 

Zayıflama çayları içerisinde ismi en çok duyulan bitkidir. İçerisindeki kafein ile metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur. Yeşil çay içenlerin düzenli olarak kullanımda ciddi kilo azalması yaşattığı görülmüştür. Yemek öğünler arasında tüketmek kandaki insülin seviyesini dengede tutarak acıkmayı önler. Kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Vitamin yönünden oldukça zengin, kolesterol açısından oldukça düşük olan yeşil çayı günde 2 kere tüketmek diyetinize yardımcı olur.doğal çayla ile zayıflama, zayıflatan doğal çaylar, doğal çaylar

Kuş Otu Çayı: fazla tüketiminde müshil etkisi yapan kuş otu çayı, şişkinliği önleyerek ve vücutta biriken fazla suyun atılmasına yardımcı olur. Potasyum ve magnezyum açısından oldukça zengin olan bitki bağırsakları temizleme özelliğine sahiptir. Akşam yatarken 1 bardak kuş otu çayı içerek mide şişkinliğini ve ödem gibi problemlerinizin azaldığını fark edeceksiniz.

Biberiye çayı

Eskiden pek duyulmayan, son zamanların modası biberiye çayı sağlıklı zayıflama için oldukça faydalı bir bitkidir.  Günlük olarak düzenli tüketim ile yağları eritir, midede gazını engeller, vücutta biriken toksinleri atmaya yardımcı eder. Ayrıca kan dolaşımını arttırarak kabızlık sorununun giderilmesini sağlar. Tam bir mide dostu olan bu otu taze ve kurutulmuş olarak bulabilir; günde en az bir kere tüketmeye özen göstermelisiniz.

Maydanoz çayı

Maydanoz çayı kilo verdirmekten çok ödem attırmaya yardımcı olur. Özellikle diyete yeni başlayanların ilk haftalar bu çayı tüketmesinde fayda vardır. Vücuttaki ödemi atarak sindirimi kolaylaştırır ve fazla suyu dışarı atar. Yemeklerden sonra günde 3 kere tüketebilirsiniz. Maydanoz çayını hazırlarken, Bir tutam maydanozu 5 dakika suda kaynatın ve süzün. Ilıdıktan sonra özellikle sabahları tüketmeniz daha faydalıdır.

Gıda Takviyesinde ‘Spirulina’ nın Yeri

Eski uygarlıklardan bu yana kullanılan vitamin, mineral ve protein açısından oldukça zengin olan bir yosun türü spirulina. Tuzlu sularda yaşamayı seven, mavi-yeşil alglerden mikroskobik bir yosun olan spirulinanın insan sağlığına oldukça fazla sayıda faydası bulunmakta. Afrika Çad gölü civarında ki insanların hayat standartlarının araştırılarak sahip oldukları sağlık ve uzun ömürlü oluşlarının kaynağının göldeki spirulina yosununun kullanımına bağlı olduğunu keşfeden bilim adamları, araştırmalarını bu bitkiye yoğunlaştırmış ve yadsınamaz nitelikteki zengin içeriğinin bilgisine erişmiştir. Doğal ortamından temin edilmesinin yanında üretim çiftliklerinde de yetiştirilen yosun türü günümüzde de gıda takviyelerinde ilk sıralarda yer almakta. Hayvansal protein içermiyor olması vejeteryanlar ve veganlar tarafında da tercih edilir sebebi. Üstelik düşük yağ oranı ile kolesterol kaygısı yaşamadan kullanılıyor. İçeriğinde bol miktarda B12 ve omega 3 barındıran spirulina, her yaştan insan için kullanılabilir nitelikte. Günlük kullanıma uygun olduğu gibi sporcular içinde iyi bir takviye seçeneği.gıda takviyesi, gıda takviyesi nasıl temin edilir, gıda takviyesi kullanımı

Nasıl Temin Edilir, Güvenli Midir?

Giderek özelliğini ve besin değerini kaybeden gıdalar, yoğun hayat temposu, küresel boyutlarda değişiklikler, sanayileşmeye bağlı kirlilik gibi insan metobolizmasını etkileyen bir çok etmen, daha sağlıklı ve enerjik olabilmek adına hemen herkesi gıda takviyesine yönlendirmekte. Elbette ki bu takviyelerde de tercihin doğal olandan yana olması çok önemli.

Doğada ki bitkisel protein kaynakları arasında en zengini olan spirulina; A, E ve B12 vitaminleri, temel bütün aminoasitleri, omega 3 ve omega 6 yı bünyesinde barındırıyor. Bu bileşenleri ile bağışıklık sisteminin güçlendirmek ve güçlü antioksidan etkisiyle tercih ediliyor. Yaşlanma karşıtı oluşu, saçları kuvvetlendirmesi, enerji sağlaması ve vücudun günlük gereksinimlerini karşılaması gibi birçok olumlu yönü olan spirulinanın yan etkisi ile sadece alerjik bünyelerle sınırlı. İyodin ve deniz yosunu olan kişiler dışında her yaştan kişi için güvenle kullanılabilecek doğal bir gıda takviyesi.

Doğal ortamından toplanabildiği gibi biyokimya laboratuarlarında yetiştirilen bu yosun türü doğal yöntemle katkı maddesi olmaksızın kurutulmak suretiyle tüketiciye sunulan spirulina; toz, tablet ya da kapsül formlarında eczanelerden temin edilebilir. Kullanmadan önce alerjik reaksiyonuna maruz kalmamak için hekime danışılmalı, bilinen markalar ve eczane gibi yetkin satıcılardan alınmalıdır. Spirulina  sayısız hastalıkta koruyucu olduğu gibi vücut gereksinimlerini karşılayacak yetkinlikte, başarısı kanıtlanmıştır bir gıda takviyesidir.

Meyve Çekirdeklerine Dikkat

Son dönemlerde yaygınlaşan organik gıda tüketimleri, meyve ve sebzelere verilen önemin artması ve doğal beslenme sayesinde daha sağlıklı ve mutlu insanlar yetişmektedir. Ancak gıdaların bilinçsiz tüketimi, yanlış beslenme teknikleri, kulaktan dolma beslenme önerilerinin uygulanması, zayıflamak için denenen çeşitli yöntemler sonucunda zaman zaman zehirlenmeler, vücut sağlığının bozulması gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Meyve Çekirdeğindeki Etken Madde: Amigdalin

Günlük ihtiyacımızı karşılaması için tüketmemiz gereken yüksek vitamin, lif ve mineral kaynağı olan meyveler doğru şekilde tüketilmediğinde kişilere zarar verebilmektedir. Meyvelerin çekirdeklerinin yenmesi sonucu ortaya çıkan bu olumsuz durumların önüne geçebilmek için bilinçli ve dikkatli olunması gerekmektedir.meyve çekirdeği, çocukları meyve çekirdeklerinden koruma, meyve çekirdeklerine dikkat

Son dönemlerde gündemi oldukça meşgul eden meyve çekirdeği zehirlenmeleri için gerekli önlemler alınmalı ve bu konuda bilinçli olunmalıdır. Elma, kiraz, limon, armut, kayısı, ayva gibi pek çok meyvenin olgunlaşmamış çekirdeklerinde bulunan amigdalin isimli bir madde yüksek miktarlarda alınması halinde siyanür zehirlenmesine neden olabilmektedir. Bu konuyla ilgili beslenme ve diyet uzmanları meyve çekirdeklerinin yutulmasının bile çok tehlikeli olabileceğini ve çiğnemenin amigdalin emilimini daha da artırması nedeniyle daha büyük risk taşıdığını söylemektedir.  Bu nedenle özellikle çocuklarda meyve tüketimi sırasında çekirdeklerin yutulması ya da çiğnenmesi ihtimalinin yüksek olması nedeniyle ailelerinin daha temkinli davranmalar ve çocukları uyarması büyük önem taşımaktadır.

Belirtiler Nelerdir?

Meyve çekirdeklerinin neden olduğu siyanür zehirlenmesinde hafif belirtiler arasında baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, anksiyete ve kusma semptomları yer almaktadır. Ciddi durumlarda ise solunum sorunları, kalp ritmi ve kan şekerinde anormal artış, böbrek fonksiyonlarının yavaşlamasından sonra koma durumu bile yaşanabilmektedir. Çocuklarda görülen bu belirtilerle birlikte en kısa zamanda hastaneye başvurulması gerekmektedir.

Çocuklar İçin Alınabilecek Önlemler Nelerdir?

Çocukların meyve çekirdeklerinden zehirlenmesinin önüne geçilmesinde ailelere büyük bir görev düşmektedir. Çocuklara meyve yedirirken çekirdeklerinden ayırarak yedirmek alınacak önlemler arasında yer alabilir. Bununla birlikte meyvelerin yıkanması ve hazırlanmasında uygulanacak işlemlerle birlikte toksik elemanların etkisi azalabilmektedir. Meyvelerin öncelikle sirkeli suyla yıkanması, kabuklarının soyularak ve çekirdeklerinin çıkarılarak çocuklara yedirilmesi de çocukların sağlıkları için oldukça güvenli olacaktır.

Hangi besinler vücudumuzun neresi için faydalı?

Zorunlu temel ihtiyaçlarımızdan birisi de yemek-içmek. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu maddeleri besinlerden alıyoruz. Fakat hangi besin vücudumuza girdiğinde ne iş yapıyor, biliyor muyuz? Uzmanlara göre yediği besinlerin hangi işe yaradığını bilmek düzenli ve dengeli beslenmeyi sağlıyor. Bu şekilde beslenme de sağlıklı yaşamın kapılarını aralıyor.   

Her derdin bir devası var;

Meyvelerden vişne ateşi düşürür ve ishali keser. Üzüm vücuda güç verir ve kan yapar. Yine aynı şekilde nar da vücuda güç kuvvet verir. Diğer bir taraftan sarımsak tansiyonu düşürür ve iştah açarken soğan idrar söktürür. Nane hazmı kolaylaştırır, mideyi rahatlatır. Baklagillerden bakla idrar yolunu temizler ve böbrek ağrılarını tedavi eder. Aynı zamanda böbreğinde kum veyahut taş olan bireyler baklayı bol bol tüketmeliler. Bamya kabızlığı giderir ve mide-bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Bezelye kan yapar.besinlerin faydaları, hangi besinler faydaları, besinler ve faydalarıBörülce anüs kaşıntısını ve idrar tutukluğunu giderir. Taze fasülye pankreas bezinin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve şeker hastalığının önüne geçer. Aynı zamanda böbrek taşının düşürülmesine yardımcı olur. Mercimek bağırsakları yumuşatır, sinirleri kuvvetlendirir. Hamile ve lohusa bayanlar mercimeği bol bol tüketmeliler çünkü mercimek anne sütünü artırmaktadır. Pirinç yüksek tansiyonu düşürür. Vücut için gerekli kaloriyi sağlar. Eğer pirinci kaynatırsanız elde ettiğiniz suyu ishal kesici olarak kullanabilirsiniz. Sebzelere baktığımızda turp böbreklerdeki mikrobu öldürüyor. Semizotu mide ve bağırsakları güçlendiriyor. Kanı temizliyor. Pırasa idrar söktürüyor. Ispanak bildiğiniz üzere vücudun dayanıklılığını artırıyor. Kışın bol bol ıspanak tüketilmesi tavsiye ediliyor çünkü ıspanak soğuk algınlığına karşı vücutta koruyucu bir görev yapıyor. Şayet şeker, guatr veyahut yüksek tansiyon hastalıklarınız varsa bol bol kereviz tüketmelisiniz.

Her şeyin fazlası zarar;

Uzmanlar, diyetisyenler, beslenme profesörleri her konuda bir şeyler öneriyorlar fakat burada ölçüye çok dikkat edilmelidir. Bir besin bir problem üzerinde çok iyi, tedavi edici görev üstleniyor olabilir fakat gereğinden fazla tüketmek de aynı şekilde vücudumuza zarar verecektir. Meyve, sebze, bakliyat ve et ürünleri gün içerisinde düzenli ve dengeli bir şekilde tüketilmelidir. Ancak böylesi bir tüketimde besinlerden fayda görebilirsiniz.

Telefon Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yeni bir cep telefonu satın alma niyetinde olanların akıllarına gelen ilk şey telefon alırken nelere dikkat etmeliyim sorudur. Bir bakıma bu sorunun yeni telefon almak isteyen kişilerin aklına gelmesi çok doğrudur. Çünkü her ne kadar telefon fiyatları artık eskisine göre biraz daha uygun olsa da yine de normal şartlara göre biraz yüksek. Bu sebepten dolayı özellikle bütçesi pek olmayan kişilerin yeni bir telefon alırken en iyisini alıp uzun bir süre onu kullanması en mantıklı hareket olacaktır. Bu nedenden dolayı telefon alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini bilmeniz ve buna göre telefon tercihinde bulunmanız daha hayırlı olacaktır. Peki; telefon satın alırken nelere önem verilmelidir?Telefon alırken, cep telefonu alırken, cep telefonu

Telefon alırken dikkat edilmesi gereken ilk nokta işletim sistemi tercihidir. Kullanımınızı esnasında hangi işletim sistemi size daha iyi cevap verebilecek ise o işletim sisteminin yüklü olduğu bir cep telefonu satın almanız daha iyi olacaktır. En yaygın olarak kullanılan işletim sistemleri Android ve IOS işletim sistemleridir. Bildiğiniz üzere IOS Apple markasının Iphone ürünlerinde ve tablet bilgisayarlarında bulunan bir sistemdir. Android ise birçok farklı markanın ortak kullandığı bir sistemdir. Mukayese edecek olursak IOS daha güvenli bir işletim sistemidir, ancak bir o kadar da kapalı kutudur. Yani IOS yüklü bir telefona veri yüklemek biraz daha zordur. Oysa Android de böyle bir sorun yoktur. Oyun oynamayı, telefonunuza sürekli olarak şarkı, resim vb. yüklemeyi seviyorsanız mutla android yüklü bir cihaz satın almalısınız.

İşletim sisteminden sonra bir telefon alırken dikkat etmeniz gereken diğer noktalar şarj süresi, fiyat, kasanın dayanıklılığı ve depolama kapasitesi, ram, işlemci hızı gibi konulardır. İşlemci hızı yüksek ve ram kapasitesi ile depolama kapasitesi yüksek olan telefonları tercih etmelisiniz. Bu üç noktaya dikkat ederseniz telefonunuzda donma, yavaşlama gibi sorunlar yaşanmayacak, canınız sıkılmadan aldığınız ürünü kullanmanın zevkini çıkartacaksınızdır. Şarj süresi günümüzün en önemli konusudur. İkide bir telefonunuzu şarj etmek istemiyorsanız şarj süresi uzun olan bir telefon satın almalısınız.

Yaşa göre check-up uygulaması!

20 yaşından başlayan ve 40 yaşına kadar 2 yıllık aralıklarla genel muayene, temel kan testleri, idrar analizi vemektedir. akciğer grafisi yapılmalıdır. 40 yaşından sonra ilaveten kadınların jinekolojik, erkeklerin ürolojik kontrollerine bakılmalıdır. 50 yaş ve sonrasında ise ek olarak her iki cinsin herhangi bir şikayeti bulunmasa da kolonoskopi ve endoskopi yaptırması önemlilik arz etmektedir. Check-up periyodik olarak yapılan genel sağlık kontrolüne verilen isimlerdendir. Hiçbir hastalığınız yoksa da bilhassa 35 yaşınızdan sonra sağlığınızı korumanız ve hastalıkları erkenden fark edebilmeniz için ise her yıl düzenli olarak check-up yaptırmak gerekli olur.Yaşa göre check-up, check-up uygulaması, check-up

Düzenli olarak check-up yaptırmak belirtileri ortaya çıkmayan bir hastalık teşhis edilmesi erken dönemde tedavisini sağlayarak bazı hastalıklar ile ilgili risk faktörlerine göre önlemler alınarak bulaşıcı hastalıkları gerek erken teşhis etmiş gerekse de etrafınıza yayılmasını engellersiniz. Hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önemleri alarak kişinin sağlıklı kalmasının amaçlandığı check-up programları ile bireyin yaşam süresi ve ya yaşam kalitesi açısından son derece önemlilik taşımaktadır. Yapılan basit bir kan tahlili ile kalp hastalığı riski tespit edilebilmekte ve küçük birkaç tetkikle kanser gibi ciddi hastalıklar başlangıç aşamasında fark edilebilir. Bu sebeple en az yılda bir kez uzman kişiler tarafından genel check-up taraması yapılması gerekmektedir.

Check-up Kimler İçin Gereklidir?

  • İdrara çıkamama sorunları, böbrek problemleri ve ya oluşabilecek anormallikleri fark etmek amacı ile çocukların,
  • Ergenlik dönemindeki gençler,
  • Bir spor dalında faaliyet göstermek ve ya bir egzersiz programına katılmak isteyenler bu çalışmalara başlamadan önce,
  • Diyabet, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ve yüksek kolesterol gibi genetik geçişli hastalık hikayesi olan kişiler,
  • Sağlıklı yaşamın bilincinde olan bunun gereği olarak da hastalanmaması için önlem almanın önemini bilen herkes belirtilen aralıklarda check-up yaptırması gerekmektedir.

Check-up Yaptırmaya Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Genel olarak ise check-up öncesi sağlık kuruluşları tarafından istenenler şöyle sıralanıyor:

  • Check-up’a girmeden önceki son olarak ise 24 saat içerisinde alkol vb. maddeler alınmaması gerekir.
  • Randevuya gününde, saatinde ve ya mutlaka aç olarak gidilmeli. Check-up öncesi en az 8-10 saat aç olmanız isteniyor ve sigara içmenin bir sakıncası bulunmuyor.

Spor öncesi veya sonrasında yapılması gerekenler!

Spor yapmak veya fiziksel aktivite vücudumuzu sıkılaştırmak ve güzel görünmek metabolizmamızın hızlanması açısından ise oldukça önemlilik arz etmektedir. Peki ya spor öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler nelerdir? spor öncesi, spor sonrası, spor

  1. Spor yapılmadan önce mutlaka karbonhidrat ve ya protein içeren ortalama 250 kalorilik bir öğün yenmelidir. Bilhassa da sabah aç karnına spor yapmak vücudunuzda yağ yakımı yapmayacağı gibi gerekli protein ve ya karbonhidrat vücutta olmadığı için kaslara yüklenme olur ve bu durum ise, sizi zor durumda bırakmaktadır.
  2. Gün içerisinde öğün atlamayınız ve öğünlerinizi tıka basa yemek yerine ara öğünlerde oluşturarak az ama ortalama 3 saatte bir bir şeyler yemeye çalışacak şekilde kendinizi ayarlayınız. Böylelikle kan şekeri seviyenizi düzenlemiş olursunuz ve metabolizmanız sürekli çalıma halinde olacaktır.
  3. İş çıkışı spora gidenlerden biriyseniz o zaman büyük bir sorun ile karşı karşıyasınız demek oluyor çünkü akşam yemeği yenmesi gerekmektedir. Yemek yendikten sonra ise direkt spora gitmek mide kramplarına neden olabileceği gibi rahat şekilde spor yapmanızı da engellemelisiniz. Spordan gelince ise yemek yerim diye kesinlikle düşünmeyiniz kilo vermek yerine kilo almaya neden olabilirsiniz ve verdiğiniz çabalar boşuna gidebilir. Bunu engellemek için ise iş çıkışı olmadan kepekli bir sandviç yapabilir bir bardak ayran ile içilebilir.
  4. Spor salonunda çalışıyorsanız spor önce ve ya sonrası mutlaka yapmanız gereken davranışlar spora başlamadan önce ısınma hareketlerini yapmak ve ya spor sonrası yoğun tempodan çıkınca soğuma hareketlerini yapmalısınız.
  5. Spor yapıyorum nasılsa diyerek önünüze her gelen yiyeceği yememeye özen gösteriniz. Zaten kalori yaktım diyerek spor çıkışı soluğu hamburgercide alırsanız kilo vermek yerine kilo alabilirsiniz.
  6. Spor yaparken önemli oranda su ile mineral kaybı olduğundan dolayı spor öncesi, spor esnasında ve ya hemen sonrasında buna engel olacak şekilde mineralli su ya da maden suyu tüketilmeli ve vücudun yavaşça soğutulması gerekir.
  7. Aktivite öncesi veya sonrası sıvı alımına dikkat edilmelisiniz. Sıvı tüketimine özen gösteriniz. Sıvı alımı oldukça önemlidir.

Nasırdan Kurtulmanın Yolları

Bir kadın için güzellik bir bütündür. Ve yüz, eller, ayaklar, her şey… Ama kadınlar bakımlarını genel olarak yüzlerine yaparlar belki ellerine de ama ayaklarına yeterince önem vermezler. Oysa bir kadın için ayaklarda önemlidir. Ayaklarına bakmayan kadın, bir açık ayakkabı giymeye dahi cesaret edemez. Koca yaz geçer biter ama bir açık ayakkabı dahi giyemez. Ayakların zarafeti de ellerin zarafeti kadar önemlidir. Hele, birde ayak nasırları en kötüsüdür. Kaba durur, çirkin durur.nasırdan kurtulma, nasır

Nasır birçok bölgede oluşabilirken neden ayak dersiniz? Ayaklar tüm gün sizin tüm bedeninizin ağırlığını üzerinde taşır. Sürekli üzerine baskı halinde olan ayaklar zamanla nasırlaşır. Birde kapalı bir ayakkabının içinde olunca durum facia oluyor. Ayaklarınızın nasır olmaması için sık sık ayaklarınızı dinlendirmelisiniz. Yazın ise açık ayakkabı giymelisiniz. Hava alan ayaklarınızda nasır oluşumu az da olsa engellenebilecektir. Tabi ki en büyük sebebi yorgunluktur. Bu nedenle olabildiğince ayaklarınızın üzerinde durmayın. Ancak iş işten çıktıysa ve ayaklarınız nasırlaştıysa, artık çözüm bulmalısınız. Peki, nasır tedavisini nasıl yapabilirsiniz? Nasırlarınıza kum ve deniz iyi gelecektir. Kumsalda yürüyüş yapmak da nasırlarınıza iyi gelecektir. Nasırın yumuşaması için papatya suyu kullanabilirsiniz. Kuru papatyaları kaynatmalı ve elde ettiğiniz papatya suyunda bir süre ayaklarınızı bekletmelisiniz.

Papatya suyu ayaklarınızın sarı bir renk almasına neden olabilir. Ama korkmayın, bu renk kalıcı bir renk değildir. Ayağınızı yıkayarak geçirebileceğiniz bir renktir. Ayrıca ayaklarınızı ponza taşıyla da törpüleyebilirsiniz. Bu törpü işlemini çok sert yapmamalısınız. Yumuşak yumuşak yapmalısınız. Çünkü nasır ölü derilerden oluşur. Ölü derileri cildinizden koparmak can acıtmaz ancak diri bir deriyi törpülerseniz bu canınızı yakacak. Ve daha zamanı gelmeyen altta bulunan deri meydana çıkacaktır. Bunun sonucunda ise yere bastıkça ağrı çekebilirsiniz. Bunun için yavaş ve narin törpü yapmalısınız. Tek amacınız ölü derilerden kurtulmak olmalıdır. Zamanla nasır tamamen yok olacaktır. Medikal pudralar ve mısır nişastası nasırlarınıza deva olacaktır. Ayaklarınızı yıkayıp kuruladıktan sonra; pudra ve mısır nişastasına ayaklarınızı bulamalısınız. Son olarak da nasırlardan kurtulmuş olmanız demek, bir daha nasırla karşılaşmayacağınız anlamına gelmez. Tekrardan nasırla karşılaşmamak için ayaklarınıza iyi bakmalısınız.

Petek Temizliği Nasıl Yapılır?

Doğalgazla ısınılan ev ya da işyerlerinin çeşitli bölümlerinde petekler yer almaktadır. Peteklerden çıkan sıcaklık; ilgili evin ya da iş yerinin ısınabilmesine olanak sağlamaktadır. Genel olarak ev ya da işyerlerinin hemen hemen her bölümünde 1 adet petek bulunmaktadır. Sonbaharla birlikte yakılmaya başlanılan petekler; genel olarak İlkbahar ortasında ya da sonlarında kapatılmaktadır. Bu süreçte de yıpranan ve haliyle de bakıma ihtiyacı olan peteklerin temizlenmesi gerekmektedir. Petek temizliği olarak bilinen bu temizliğin; ev hanımlarının yaptıkları temizlikle uzaktan yakından alakası olmamaktadır. Bu alanda daha farklı bir çalışma yapılmakta ve bu işi bilen ilgili kurumsal firma ya da şirketler tarafından bu hizmet sunulmaktadır. Yani kişi kendi evinde ya da işyerinde olan petek ya da petekleri kendi temizleyemez; zaten temizlememesi gerekmektedir. Zira bu alanda hizmet sunmakta olan ilgili kurumsal firma ya da şirketlerle iletişime geçilerek bu işlemin gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu yüzden bu alanda yapılan çalışmanın önem arz eden bir çalışma olduğu unutulmamalıdır. İnternet üzerinden ilgili kurumsal firma ya da şirketlere ulaşarak; kendiniz için en uygun gelen kurumsal firmayla iletişime geçerek, evinizde ya da işyerinizde olan petekleri temizletebilirsiniz. Bu alanda modern ve titiz bir çalışma sürdüren ilgili firmalar; baştan sona dikkatli bir şekilde bu işlemi gerçekleştirmektedirler. Hiçbir sıkıntı ve sorunla karşı karşıya kalmayacağınız bu alanda ilgili firmalar sayesinde özverili bir şekilde usulüne uygun olarak ev ya da iş yerinizde yer alan petekler temizlenmektedir.petek temizliği, petek temizleme

Petek temizliği konusunda hizmet sunmakta olan firma ya da şirketler bu alanda baştan sonra titiz ve özverili bir çalışma yürüterek bu alanda insanlara güven veriyorlar. Kaliteli ve güvenilir bir atmosferde gerçekleştirilen bu işlem esnasında size zahmet vermeyen firma ve şirketler; baştan sonra deneyimli ve profesyonel ekibiyle kontrolü elde tutuyorlar. Özel ilaç ve kimyasal maddelerle petek temizliği yapmakta olan firma ve şirketler; içlerinde sıvı akışını daha düzenli bir hale getirebilen bu yöntem sayesinde en üst seviyede verim alıyorlar. Peteklerin içlerinde zamanla oluşabilecek olan paslanma, balçık kıvamına gelme ya da gevşeme gibi olumsuz durumlar; bu alanda hizmet sunmakta olan firma ya da şirketlerin yaptıkları özel ilaçlı karışım ve kimyasal maddeler ile ortadan kaldırılmaktadır. Her yıl düzenli olarak petek bakımının yapılması; bu sayede peteklerde oluşabilecek olan olası sorunların da önüne geçilmesi gerekmektedir. Petek temizleme esnasında kaliteli ve güvenilir firma ve şirketlerin kullanmakta oldukları yöntemler; verimi arttırmak ve sistemin daha uzun süre hizmet sunabilmesi adına sıklıkla kullanılan yöntemler olmaktadır. Bu alanda hizmet sunulan dairelerde yakıt ve ısıtma tasarrufu sağlayabilmek de mümkün olabilmektedir. Yakıt ve ısıtma alanında % 20’ye kadar tasarruf sağlayabileceğiniz bu işlem sayesinde hem peteklerinizde sorun ortaya çıkmayacak, hem de maddi açıdan tasarruf elde etme fırsatı bulmuş olacaksınız.

Isıtma sistemlerinde ya da kombinlerin içerisinde her zaman belli bir miktar su bulunması gerekmektedir. Bu su zamanla kireçlenme ya da balçıklaşmaya yol açabilir. Kireçlenme ya da balçıklaşma sonucunda da kirlenmeler ya da aşınmalar açığa çıkar. Petekleri açığa çıkan bu tortular daraltabilir ya da tamamen tıkanmasına yol açabilir. Bu yüzden petek temizliği düzenli olarak her yıl yaptırılması gereken bir işlem olmaktadır. Zira bu temiz olmadığı zaman peteklerin zamanla paslanması, balçıklaşması ve aşınması açığa çıkar. Petek temizliği yapılmayan peteklerin zamanla kullanılması da güç hale gelmeye başlar.