Kuvvetlendirici Bitkisel Reçeteler

Adaçayı: 2-10 gr ufalanmış bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Şahtere otu: 10 gr bitki 1 barak kaynar suya konulur ve 1 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.kuvvetlendirici bitkisel kürler, bitkilerin bağışık sistemine etkisi, bağışıklığım güçlendiren bitkiler

Kuşburnu: 10 gr meyve 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 1 bardak günde 3-4 defa içilir. toz haline getirilen meyveden 2-10 gr günlük olarak içilir.

Kantaron: 4-10 gr bitkiden 1 bardak kaynar suya konulur. Soğuduktan sonra süzülür ve 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Yarpuz (Fılıskın): 8-10 gr bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Günde 2-10 damla yarpuz yağından şekerle alınır.

Ihlamur: 2 gr ıhlamur 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3-5 bardak günlük olarak içilir. Toz haline getirilen ıhlamurdan da günde 5 bardak içilir.

Havuç tohumu: 10 gr tohum, 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Toz haline getirilen havuç tohumundan da 1-3 gr günde 3 defa içilir.

Tarçın tozu: 1 çay kaşığı tarçın 1 bardak suya konarak 10-15 dk kaynatılır. Günde 2-3 bardak içilir. günde birkaç defa tarçın tozundan 0,10-0,40 gr içilir. çay gibi tarçın kabuğu kaynatılır, 2-3 bardak günlük olarak içilir. günde 2-5 damla şekerle tarçın yağı alınır.

Tere-su teresi: Toz tere tohumundan 1 çay kaşığı balla günde 3 defa yenilir ya da sütle içilir.

Taze tere sıkılır, günde 1 bardak elde edilen sudan içilir.

Yulaf: 10 gr yulaf 1 bardak suya konulur ve 10 dk kaynatılır. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Günde 3 defa yulaf unundan 1 tatlı kaşığı içilir.

Yulaf, arpa, buğdaydan 1 kilo suya ikişer kaşık konulur. 15-20 dk kaynatıldıktan sonra süzülür, balla tatlandırılır. Günlük olarak tüketilmesi gerektiğinden günlük olarak hazırlanır.

100 gr yulaf unu 1 kilo suya konulur, muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilip yenilir.

Yağla yulaf unu bulamaç haline getirilir ve balla karıştırılarak yenilir.

Yağ ile yulaf unu bulamaç haline getirilip, balla karıştırılarak yenilir.

Böğürtlen yaprağı: 10 gr ufalanmış yaprak, 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3 bardak günlük olarak içilir.

Böğürtlen kökü: 10 gr ince kıyılmış kök 1 bardak suya eklenir ve 5-10 dk kaynatılır. Toz haline getirilen çörekotundan 3 çay kaşığı günlük olarak yenilir.

Çayır papatyası: 2-3 tatlı kaşığı çiçek, yarım bardak suya konulur ve 8 saat bekletilir. 1 günde tüketilir. 5 gr çiçek, 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 1 günde tüketilir.

Söğüt yaprağı-dal-kabuğu-kökü: Toz haline getirilen söğüt yaprağı ya da dal kabuğundan 1-2 gr günlük olarak içilir ya da 1 bardak suda 10-20 gr kuru yaprak, kabuk-kök 10 dk kaynatılır ve 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Termiye: Kuvvet verici olarak termiye yenilir.

Turp tohumu: Toz haline getirilen turp tohumundan 10 gr balla karıştırılarak günlük olarak yenir.

Aslan pençesi: 8-10 gr ufalanmış bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3 bardak günlük olarak tüketilir.

Fasulya: 5 ile 7 adet kuru fasulya günde 2-3 defa yutulur.

Mahlep: Toz haline getirilen mahlep, balla macun yapılarak yenilir. Azar azar günde 1 kaşık kadar mahlep yenilir.

Farfara otu yaprağı: 6-12 gr yaprak, 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Farfara otu çiçeği: 5 gr çiçek, 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Günde birkaç kaşık içilir.

Ökse otu: 2-4 gr kuru yapraklardan ya da tohumdan 1 bardak kaynar suya konulur, 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir. toz haline getirilen bitki-tohumdan 1-1,5 gr günlük olarak içilir.

Ceviz yaprağı: 4 gr taze ya da kuru yaprak ya da cevizin dış kabuğu 1 bardak kaynar suya konulur. 10 dk bekletilir ve azar azar günde 2 bardak içilir. (taze yaprakların daha etkili olduğu bilinir.)

Ceviz yaprakları kaynatılıp, suyuyla banyo yapılır.

Ballı baba çiçeği: 1 tatlı kaşığı çekilmiş tohum, 1 bardak kaynar suya konulur. Günde 2-3 bardak 10 dk bekletildikten sonra içilir.

Dereotu tohumu: 1 tatlı kaşığı çekilmiş tohum 1 bardak kaynar suya konulur, 10 dk bekletildikten sonra süzülür ve 1 günde tüketilir.

Ayı üzümü yaprağı (avcı üzümü): 10 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilip, süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.

Acı pelin-büyük pelin: 1-6 gr bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Balla tatlandırılarak günde 2-3 bardak içilir.

Toz haline getirilen pelinden günde 1-2 gr içilir.

Sarımsak: 500 gr soğan, 300 gr sarımsak, 1 kilo bal, 3 kaşık elma sirkesi, soğan ve sarımsak ezilir. Sirke üzerine ilave edilir ve 24 saat bekletilir. Ateşte bal eritilir. Birlikte karıştırılır ve bezle üzeri örtülür. 1 hafta bekletilir. Tülbentle süzülür. Kavanoza doldurulup 6 saatte 1 tatlı kaşığı yenilir.

Ak-kara-kızıl ağaç: İyice dövülmüş 20-30 ağaç kabuğu ya da ağaçlanmış kozalak 2 bardak ılık suya konulur. 20 dk kaynatılır. Soğutulup, süzülür. Günde 4-5 defa yemeklerden önce 1 kaşık içilir.

Anorexia Nervosa Nedir?

Bu hastalık genel olarak 25 yaşın altında ve beyaz ırkta görülür. Bu sendromun tipik üçlü arazı : kilo kaybı , ay hallerinin kesilmesi ve psikolojik ( ruhi ) değişikliklerdir. Üçü beraber de olabilir veya teker teker de baş gösterilebilir. Hastalığın nedeni bilinmektedir.anorexia nervosa, anorexia nervosa ne demek, anorexia nervosa kimlerde görülür

Hasta genç kız kendisini çok şişman görmektedir. Hakikatte belki cılız denecek derecede zayıftır. Kilo alacağım diye büyük korku içindedir. Yüksek kalorili besilerden ödleri kopar . Bol diyet coca coca, pepsi vb. içerler ve pişmemiş sebze yerler. Bu davranışları onları Blumia denilen bir illete de sokar. Bu durumda şahıs şuursuzca devamlı yer ve yine yer ve ondan sonra parmağını gırtlağına sokarak hemen yediklerini kusar ve ayrıca müshil ve idrar söktürücü ( diuretik ) alırlar.Bunlar da yetişmez kanaatiyle güç, yorucu sporlara girişirler : koşu, bisiklete binmek gibi.

Bu besi ve ruhi değişiklikler sonucu kan testleri anormallikleri, lökositlerin azalması, elektrolitlerin ( sodyum, potasyum vb. ) bozulması, kanda karotinlerin artması sonucu deride sararması başlar ve diğer arazlar ortaya çıkar.

Tansiyon düşmesi , beden ısısının azalması , kabızlık ,kalp atışlarının yavaşlaması , deride kuruluk , soğuğa tahammülsüzlük, ödem vb.

Yine bu ileri derecede besisizliğe , açlığa bağlı olarak beyin ile pitüter bez arasındaki önemli bağlantının bozulması sonucu hormonlarda da yetersizlik başlayacaktır. ( gonadotropins ,troid hormonu vb. )

Tedavi : Bu sendrom tedavisi çok güç olan rahatsızlıklardan biridir. Tedaviye tek bir doktor değil, içine başta eğer hasta güven ve saygı duyuyorsa aile doktorunu, kadın hastalıkları uzmanını, bir hiç hastalıları uzmanını, bu sendromu iyi bilen ve tedavi etmiş olan psikolog ve psikiatrist ve yaş küçük ise çocuk hastalıkları uzmanını almalıdır. Neden böyle bir gruba gerek vardır ! Zira yukarıda da açıkladığımız gibi ruhi ve bedensel bozukluklar çeşitlidir ve gencin yaşamını tehdit eder.

Hastanın başarılı tedavisi için mümkün olduğu kadar erken tedaviye başlanması önerilmektedir. Ön arazlardan biri genç kızda ay hallerinin kesilmesidir ve bu nedenle ilk olarak kadın hastalıkları uzmanına gelir. İşte bu yüzden jinekoloğa, kilo da kaybetmekte olan bu kızın sorununu tanıyış diğer doktorlarla konsültasyon yapması gereksinimi dolayısıyla büyük görev düşmektedir.

Bedensel acil bozukluklar hangi uzmanın sahasına giriyorsa onları tarafından tedavi edilirken psikolog da hem aile ile ve hem de hasta ile görüşerek psikoanaliz da dahil muayenesini yapar ve luzum görüyorsa ilaç tedavisine ( depresyona karşı vb. ilaçlar ) başlar .

Doktorların ve ailenin çok sabırlı olması gerekir. Hastalar bedence çok çirkin, şişman olduklarına o kadar inanmışlardır ki yardıma karşı inad ederler.

Tedavi başarılı olsa da % 40-50 oranında genç kızda ay hali kesilmesi devam eder. Bunlardan erken kemik çürümesini önlemek için estrojen hormonu tedavisi önemlidir. Fakat şu da hatırlayın, hormon bana kilo kazandırır diye istemeyebilir. O nedenle kendisine bu tedavinin önemi iyi anlatılmalıdır. Yine bazı vakalarda da besilere olan seçicilik devam eder. Bir besi uzmanı ( dietician ) ile görüşmekte fayda vardır.

Ozon tedavisi nedir?

Oksijenli solunum yapan canlıların tamamı için oksijen hayati bir önem taşımaktadır. Oksijen, tıpta tedavi amacıyla iki farklı yöntemle kullanılır. İlk olarak ‌normobarik oksijen hastanelerde solunum güçlüğünün yaşandığı bireylerde kullanılan oksijen tedavi yöntemidir. İkinci belirtilen yöntem yani ‌hiperbarik oksijen ise atmosferden çok daha yüksek bir basınç altında yüzde yüz oranında oksijen içeren ortamlarda uygulanan tedavi tekniğidir. Normalde havada yaklaşık olarak %21 oranında oksijen vardır. Bu tedavi süresince yüksek basınç altında yaklaşık yüzde yüze kadar çıkarılan oksijen oranı seviyesinde plazmada çözünen oksijen miktarı arttığından çevre dokulara ulaşan oksijen de artış yaşanır. Böylelikle damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalığın tedavisi mümkün hale gelmektedir. Ozon tedavisi nedir ve ya nerelerde kullanılır gelin inceleyelim.ozon tedavisi, ozon tedavisi yapımı, ozon tedavisi faydaları

Ozon tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?

Ozon tedavi yöntemi birçok hastalıkta yardımcı olduğu için sıklıkla tercih edilen uygulamalardan biridir. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralayalım;

Dolaşım Bozukluklarında Kullanımı

Ozon tedavisinin en fazla kullanıldığı hastalık dolaşım bozuklukları diyebiliriz. Özellikle de diyabet rahatsızlığı olan bireylerde görülen ayak bölgesinde karıncalanma, uyuşma, üşüme ve ya ağrı gibi rahatsız edici problemler hastalığın yol açtığı dolaşım bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Dolaşım bozukluğunun sebep olduğu nedenler ‌hiperbarik oksijen tedavisi ile büyük oranda önlenebilir.

Kanser Tedavisinde Kullanımı

Kanser tedavisi uygulanan hastalarında tamamlayıcı olarak uygulanması tercih ediliyor. Vücudumuzda bağışıklık sisteminin ‌etkinliği artırılması sağlanır ve kanserle savaşan hücrelerin üretimini destekleyen oksijen tedavisi vücudun genel direncine olumlu yönde katkı sağlayarak kanser tedavisine yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda ise vücuda zindelik vermesi sebebiyle kemoterapinin olumsuz etkilerinin azaltılmasında da önemli rol oynuyor.

Göz Hastalıkları Tedavisinde Kullanımı

Yaşlılığa bağlı olarak damarların yapısında meydana gelen bozulmalar sonucunda optik sinirler ile retinada hasarlar meydana gelir, bu da göz hastalıklarına sebebiyet vermektedir. Bu şekilde uygulanan ozon tedavisi dolaşımdaki sıkıntılı durumların önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Uygulanan tedavinin hastalığın gerilemesini sağlayıp sağlamadığına konusundaki çalışmalar yetersiz kalsa dahi, göz hastalıklarının ilerleyişini önemli ölçüde önlediği bilimsel araştırmalarla desteklenir.

Yumrulu Guatr Hastalığı

Tiroid bezi her kişinin metobolizmasının sağlıklı bir biçimde çalışması için faaliyet gösteren bir yapıdır. Guatr tiroid bezinin büyümesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Guatr hastalığının nedenlerinin ülkemizde en yaygın biçimde görülme şekli iyot eksikliğinden kaynaklı ortaya çıkmış olmasıdır. Bağışıklık sisteminin fonksiyonlarında bozukluk sonucunda da oluşan guatr hastalıkları bulunmaktadır. İyot eksikliği, metobolizmanın çalışma durumları ya da kişinin troid bezinde oluşan nodüllerden dolayı da bu hastalık ortaya çıkabilmektedir.yumrulu guatr, yumrulu guatr hastalığı tedavisi, yumrulu guatr belirtileri

Guatr Belirtileri

l Hastanın yüzünde ve gözünde belirli belirsiz zamanlarda oluşan şişlikler,

l Halsizlik ve sürekli bitmeyen bir yorgunluk hali,

l Hızlı ve tedaviye yanıt vermeyen saç dökülmeleri görülmesi

l Sabah uyanıldığında ellerin şişmesi

l Sinirlilik, çarpıntı

l Boyunda gözle görülür derecede bir şişlik ya da büyüme ortaya çıkması

Guatr Hastalığının Tedavisi

Hormon salgılama durumlarına göre, nodüllerin ya da guatr hastalığının çeşitli tedavileri ortaya çıkmaktadır. Hangi çeşit tedavide karar kılınacağını belirlemeden önce hastadan hekimler kapsamlı tahliller istemektedir. Kan tahlili istenerek troid hormonu değerlerine bakılır. Hastaya ultrason çekimi yapılarak nodüllerin ve guatrın durumu izlenebilmektedir. Eğer hekim gerek görürse sintigrafi de isteyebilmektedir. Bu tahlillerin sonucunda nodüllerin salgıladığı hormonlara ve bu hormonların derecesine bakılarak ona göre tedavi yöntemi izlenilmektedir. Nodülün cinsine de bakılmaktadır. Eğer nodüller katı ise, hastadan biyopsi istenmektedir.

Nodül küçük ise ve hormon salgılamıyorsa ilaç tedavisi çoğunlukla yanıt vermektedir. Nodül büyük ise, önce ilaç tedavisine alınarak hormon değerlerinin istenilen duruma gelmesi sağlanmaktadır. Ardından iyotla ya da ilaçla tedavisi mümkün olmadığında da ameliyat önerilmektedir. Nodül 4 cm çapının üzerinde ise mutlaka guatr ameliyatı zorunlu olarak yapılmaktadır. Hipertroidinin oluşumunda ilaç tedavisinin ardından da ameliyat önerilebilmektedir. Nodül küçük olmasına rağmen hastada bir farkındalık ve rahatsızlık olması durumuna karşı da guatr ameliyatı önerilmektedir. Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Hastanın boyun kısmında 5 cm. lik bir kesi açılarak troid bezine ulaşım sağlanmaktadır. Hastalığın durumuna göre, troid bezinin bir kısmı ya da tamamı alınmaktadır. Ameliyatın ardından tolum tarafından korkulan ve yaygın bir inanış olan ses kısıklığı yaşanma olasılığı yüzde 3 gibi minimum düzeyde kalmaktadır.

Sedef hastalığı neden olur?

Sedef hastalığı bilindiği üzere bir deri hastalığıdır. Sedef hastalığı nedenleri henüz tam olarak saptanamamıştır. Sedef hastalığının önünde ki en büyük problemde, bu nedenlerin tam olarak bilinmemesidir. Çünkü nedenler bilinemediği için hastalığın önüne tam bir çözüm yöntemi ile geçilemiyor. Sedef hastalığı kişide deri üzerinde oluşan, gümüş renginde kurumuş pul görüntüsünde ki kabuğun, kırmızı lekeleri kaplamasıyla akıllarda yer eder. Sedef hastalığı saç başta olmak üzere, vücudun bütün bölgelerinde görülür.sedef hastalığı, sedef hastalığı nedenleri, sedef hastalığı tedavisiFakat saçlı deri sedef hastalığının en çok sevdiği bölgedir. Sedef hastalığına yakalanan kişilerden bazıları, hastalığı ufak tefek bir kaç leke ile geçirirken, bazı hastalarda bu lekeler hayli rahatsız edici bir görüntü alır. En şansız olan grupta ise sedef hastalığı eklemlerde oluşan bir iltihapla baş gösterir. Bu eklem iltihabı bütün vücudu sararak, hastanın ölümüne sebebiyet verir. Sedef hastalığı nedenleri bilinemediği için ise, tedavi etme imkânları çok kısıtlıdır. Hastalıkta tedavinin nasıl uygulanacağına karar vermek için ise hastanın bahsettiğimiz sedef durumlarından hangisini yaşadığını bilmek gerekir.

Yani tedavi hastalığın yaşam seyrine göre değişir. Sedef hastalığı tedavisi tam anlamıyla çözüm bulmasa da, ilaçlarla gerçekleştirilmeye çalışılan bir tedavidir. Hasta bu ilaçları kullansa da hastalıktan maalesef ki kurtulamamaktadır. Tedavi bırakıldıktan bir süre sonra hastalığın tekrar nüksettiği görülmektedir. Sedef hastası kişi hayatı boyunca bu periyodu sürekli olarak yaşamaktadır. Sedef hastasının tedavisine başlamadan önce hastaya hastalığının tam anlamıyla çözüm bulamayacağı iyice anlatılmalıdır. Bir başka sedef hastalığı tedavisi ise bitkisel tedavilerden yaralanılan tedavi şeklidir. Sedef hastalığına ilaç tedavisi ile çözüm bulamayan hastalar, alternatif çözümlere yönelmiştirler.

Şifalı bitkilerden yararlanılarak gerçekleştirilen bu tedavi, bitkisel kürler ve hastalıklı deri üzerine uygulanan bitkisel karışımlardan oluşmaktadır. Sedef hastalığının üzerinde durulması gereken bir diğer hususta nedeni bilinmemesine rağmen, kesinlikle bulaşıcı olmadığı bilinen bu hastalığın, toplumda bulaşıcı olduğuna dair izlenim sahibi olmasıdır. Hastalıklı bir deri görüntüsüne sahip olan sedef hastaları, birde toplumun kendilerine korku ile yaklaştığını bilmektedirler. Bu yüzden, dikkat çekmek istediğim nokta sedef hastalarının tedavisi esnasında mutlaka hastalara, psikolojik destek uygulanmasının gerekliliğidir. Sedef hastaları ayrıca hastalığın canlanmasına neden olan durumlardan da kaçınmalıdırlar.

Boyun Fıtığı Tedavileri

Boyun fıtığı hastalığı genel olarak boyun kireçlenmesi hastalığı olarak da bilinmektedir. Boyun fıtığı hastalığı bir omurga hastalığı olduğu için çok dikkat edilmesi gereken hassas bir konudur. Boyun fıtığı hastalığı hakkın da genel bir bilgi verecek olur isek durumu şu şekil de ifade etmemiz daha doğru olacaktır. Boyun fıtığı hastalığı boyun içerisin de çeşitli yerlere dağılmış olan omurgaların araların da bulunan disklerden meydana gelmektedir.boyun fıtığı, bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi, boyun fıtığı tedavisiBu disklerin çeşitli sebeplere bağlı olarak yerlerinden çıkması ya da şekil değiştirerek bozulması sonucun da boyun fıtığı hastalığı ortaya çıkmıştır. Boyun fıtığı hastalığı bir omurga hastalığı olduğu için sadece boyun üzerin de etkisini gösteren bir hastalık değildir. Boyun fıtığı hastalığı aynı zaman da omurgaların bütün vücudumuzu ve çeşitli yerlerimizi etkileyen bir yapıya sahip olmasından dolayı bütün vücudumuz üzerinde de çok önemlidir. Boyun fıtığı hastalığı genel anlamı ile ciddi bir hastalıktır.

Boyun fıtığı hastalığı merak edilen ve bilinenin aksine bazı hususlar üzerin de dikkatli olunduğu zaman kolay tedavi edilebilir bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Boyun fıtığı hastalığın da uzun süre masa başın da çalışan hastaların aynı pozisyon da saatler boyunca sabit bir şekil de kalması hiç doğru değildir. Bu durum da alternatif çözümler bulunmalı ve küçük dinlenme molaları ile kısa yürüyüşler yapılarak boyun egzersizleri yapılmalıdır. Bu saye de omurların kireçlenmesi önlenebilir.

Ayrıca omur hastalıkları üzerin de etkili olan bir diğer yöntem ise omurgaların ani hareketler sonucun da yerlerinden hareket etmesi sonucun da yaşanabilecek büyük problemlerdir. Boyun fıtığı hastaları ani hareketlerden kesinlik ile kaçınmalıdırlar. Bu önerilere uyulmaması ve boyun fıtığı hastalığının sürekli olarak ertelenmesi sorunun büyüyerek ileri de tedavisi mümkün olmayan sorunlara yol açtığını rahatlık ile görebiliriz.

Boyun fıtığı tedavileri hastane ortamın da uzman doktorlar tarafından bilinçli bir şekil de yapılmalıdır. Bu yüzden büyük hassasiyet gösterilmelidir. Boyun fıtığı tedavileri arasın da en kesin çözüm ameliyat olarak bilinir ancak bazı riskleri bulunduğu için bu tedavi yöntemi en son yöntem olarak tercih edilir. Bunların dışın da hastalık ilk evre de ise ilaç ve egzersiz tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

İdrar Kaçırma Ameliyatı Nasıl Oluyor?

İdrar Kaçırma Hastalığı En Çok Kimlerde Görülmekte?

Doğuma bağlı nedenlerden dolayı doğum sonrası birçok anne hastada idrar kaçırma sorunu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte erkek hastalarda da çeşitli psikolojik ve fiziksel nedenlerden dolayı bu tip rahatsızlıkların kayıtları mevcuttur. Bununla birlikte son olarak özellikle korku ve kaygı nedenlerinden dolayı çocuklarda da sıklıkla idrar kaçırma problemi tespit edilmektedir.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatıİdrar Kaçırma Hastalığının Nedenleri?

 İdrar kaçırma bozukluğunun birçok fiziksel ve psikolojik nedeni mevcuttur. Fiziksel nedenleri arasında mesanenin işleyiş rahatsızlığı ve üriner bozukluk gösterilebilir. Bu tip sorunlara ”urge” tipi denmektedir. Bir diğer neden ise psikolojik kaynaklı olup öksürürken, uyku sırasında ya da ani oturup kalkışlarda cereyan edebilir. Bu türden idrar kaçırmaların en büyük nedeni olarak stres gösterilmektedir. Aynı zamanda gece korkulu rüya görmenin tetiklediği anksiyete bozukluğu da idrar kaçırma hastalığının belirtileri ve nedenleri arasında yerini almaktadır.

İdrar Kaçırma Ameliyatı Nasıl Oluyor?

Dokor  tarafından işlemem alınan idrar kaçırma ameliyatı yarım saat gibi kısa bir sürede hastaları eski sağlıklarına kavuşturabiliyor. Birçok neden olduğu gibi birçok çeşitte de idrar kaçırma ameliyatı mevcut. Hastalığın nedeni saptandıktan sonra mesane bölgesine destek bant yerleştirilebiliyor. En fazla kullanılan yöntemlerden bir diğeri ise idrar borusunu iyileştirici şekilde cerrahi destek olarak nitelendirilebilir. Bunların dışında ameliyat gerektirmeyen strese bağlı durumlarda ise ağızdan alınan ilaçlar ya da psikolojik terapiler etkili olmaktadır.

İlaçsız Grip Tedavisi Nasıl Yapılır?

İlaçsız grip tedavisi yazısı okunduğunda herkesin aklına grip ilaçsız geçebilir mi sorusu gelecektir. Sizinde bildiği üzere grip influenza adlı virüsün neden olduğu bir üst solunum rahatsızlığıdır. Solunum yoluyla insandan insana geçen bu hastalık yakalanması çok kolay hastalıklardandır. Aynı zamanda grip ve soğuk algınlığını bir birine karıştırmak doğru olmayacaktır. Grip soğuk algınlığına kıyasla çok daha fazla ağır geçmektedir.ilaçsız grip tedavisi, grip nasıl geçer, grip nasıl tedavi edilir

Soğuk algınlığı gözlenen kişilerde genel olarak burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi problemler baş gösterir. Fakat grip belirtileri çok daha ağır ve uzun sürer. Grip belirtilerine örnek verecek olursak öksürme, baş ağrısı, terleme, aşırı titreme,  mide bulantısı, ses kısıklığı gibi çok ciddi sorun ve problemi beraberinde getirir. Aynı zamanda grip hastalığı tetikleyici bir hastalıktır. Yani grip erken zamanda tedavi edilmezse kalp, böbrek gibi önemli organlarda çeşitli hastalıklara sebep olabilir.

Gripten korunmak için kafamızda iki durumu şekillendirmemiz yeterli olacaktır. Gripten önce ve gribe yakalandıktan sonra gibi 2 farklı durumda inceleyerek öncesinde ve yakalanıldığında çeşitli önemler almamız gerekmektedir. Grip için bir doktora danışılıp önerilen ilaçların kullanılması çok önemlidir. Kafamıza göre ilaç kullanmak doğru bir yöntem olmayıp bunun yanı sıra bizi daha kötü de etkileye bilir. Bu yüzden kullanacağımız her ilacı doktorumuza danışmalıyız. Grip olduktan sonra ilaçsız bir şekilde iyileşmek isteyen kişilerin öncelikle beslenmesine çok dikkat etmesi gerekir. Çeşitli vitaminleri düzenli olarak vücuduna almalı ve aynı zamanda düzgün bir şekilde dinlenmelidir. Dinlenmek grip ile mücadele etmenin önemli yolları arasındadır. Çorba tüketimini arttırmalı ve genellikle çorba seçimini sebze çorbası olarak yapmalıdır.

Burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıklar için pekmez tükemelisiniz. Grip olan kişilerle çok samimi olmamalı ve onların eşyalarını kullanmamayı tercih etmelisiniz.

Hemoroid Kesin Çözüm Yolları

Hemoroid hastalığı insanların yanlış beslenme düzenleri, yetersiz su içmeleri ve tuvalet alışkanlıklarındaki yanlışlıklar yüzünden tetiklenen bir rahatsızlıktır. Basur olarak da bilinen hemoroid hastalığının en büyük haberci kabızlık şikayetleridir. Kabızlık neticesinde kişinin tuvaletini yapmak için kendini zorlaması, kalın bağırsak dokularının zarar görmesine ve dolayısı ile basur hastalığına neden olmaktadır. Bu nedenle basur hastalığından en etkin korunma yolu, kabızlık sorunundan kurtulmaktadır.hemoroid tedavisi, hemoroid tedavisi ilaçları, hemoroid nasıl tedavi edilir

Hemoroid hastalığı; tuvalet esnasındaki kişinin ıkınarak kendini sıkması sonucu kasılan anüs kaslarının, kalın bağırsağın Rektum ismi verilen çıkış bölgesindeki damar tabakasının zorlanmasına neden olmasıdır. Kişinin dışkısı zaten katı bir halde olduğundan vücuttan atılırken dokulara zarar vermeye müsaitken, bir de kişinin kendini sıkması sonucu iyice daralan kalın bağırsaklar damar tabakasının daha da fazla zarar görmesine neden olmaktadır. İnsan vücudundaki diğer tüm dokular gibi zarar görünce şişen kalın bağırsak dokusu, giderek genişler ve basur memesi denen forma girer. Bu aşamadan sonra içerisinden kan damarları geçtiği için zarar gördüğünde kanayan basur memeleri, kişinin çok şiddetli basur ağrıları hissetmesine neden olmaktadır. Kanama ve ağrılar nedeni ile kişinin günlük yaşantısını bir çile haline getiren basur hastalığı, ilerleyen aşamalarda cerrahi müdahale ile tedavi edilmektedir.

Basur hastalığından korunmak için insanların doğru bir beslenme programı uygulaması gerekmektedir. Kalın bağırsakta sindirime rahat bir şekilde uğrayan ve vücutta atılması kolay olan lifli besinler bu anlamda idealdir. Kalın bağırsak yapısı gereği içerisinden geçen maddelerdeki suyu emdiğinden, dışkının kuruyarak sertleşmesine neden olmaktadır. Sert dışkının da vücutta atılması zorlaştığından, dokulara zarar vererek basur hastalığını tetiklemektedir. Bu duruma sebebiyet vermemek için lif oranı son derece yüksek olan sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek gerekir.

Sindirim esnasında ağırlığının 30 katına kadar su çekebilen lifler, kalın bağırsakta emilime uğramalarına rağmen yoğun su içerdikleri için sertleşmezler. Böylece vücuttan atılmaları son derece kolaylaşan lifler, kişinin basur şikâyetlerinin de son bulmasına neden olacaktır. Temel olarak hemoroid diyeti olarak adlandırılan tüm beslenme programları da bu nedenle sebze ve meyve ağırlıklı besinlerden oluşmaktadır.

Damar Sertliğine İyi Gelen Bitkisel Tedaviler

Damar sertliği, damar sertliği nedir, damar sertliği nasıl oluşur, damar sertliğine neden olan durumlar, damar sertliğine iyi gelen bitkisel reçeteler, damar sertliğine faydalı bitkiler, damar sertliği için çözüm yolları nelerdir.

Sizin için hangisinin en etkili olacağını 2-3 defa deneyerek öğrenebilirsiniz. Dört aydan altı aya kadar tarifenin uygulanması tavsiye ediliyor.damar sertliği, damar sertliği tedavisi, damar sertliği nasıl tedavi edilir

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 1 :

2 kısım aslan kuyruğu,

1 kısım kedi otu kökü,

1 kısım papatya çiçeği,

1 bardak kaynayan suya 1 çay kaşığı bitkisel karışım ilave ediniz. 30 dk bekleyiniz. Her gün yemek yemeden  1 saat önce 3 defa ½ bardak alınız.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 2 :

2 kısım oğul otu,

1 kısım keklik gözü,

1 kısım at kuyruğu bitkisi,

1 kısım kedi ayağı bitkisi,

Bu şekilde olan karışımı hazırlayınız. Günde 3 defa ½ bardak içiniz.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 3 :

2 kısım kedi otu gözü,

1 kısım oğul otu,

1 kısım yabani ölmez çiçeği,

1 kısım keklik gözü.

Bu şekilde yazıldığı gibi hazırlayınız. Günde 3 defa ½ bardak içiniz.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 4 :

1 kısım aslan kuyruğu,

1 kısım kedi otu kökü,

1 kısım nane.

Bu karışımı yazıldığı gibi hazırlayınız. 15 dk dinlendiriniz. Günde 4 defa 1/3 bardak (80 ml) tüketiniz.