Damar Sertliğine İyi Gelen Bitkisel Tedaviler

Damar sertliği, damar sertliği nedir, damar sertliği nasıl oluşur, damar sertliğine neden olan durumlar, damar sertliğine iyi gelen bitkisel reçeteler, damar sertliğine faydalı bitkiler, damar sertliği için çözüm yolları nelerdir.

Sizin için hangisinin en etkili olacağını 2-3 defa deneyerek öğrenebilirsiniz. Dört aydan altı aya kadar tarifenin uygulanması tavsiye ediliyor.damar sertliği, damar sertliği tedavisi, damar sertliği nasıl tedavi edilir

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 1 :

2 kısım aslan kuyruğu,

1 kısım kedi otu kökü,

1 kısım papatya çiçeği,

1 bardak kaynayan suya 1 çay kaşığı bitkisel karışım ilave ediniz. 30 dk bekleyiniz. Her gün yemek yemeden  1 saat önce 3 defa ½ bardak alınız.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 2 :

2 kısım oğul otu,

1 kısım keklik gözü,

1 kısım at kuyruğu bitkisi,

1 kısım kedi ayağı bitkisi,

Bu şekilde olan karışımı hazırlayınız. Günde 3 defa ½ bardak içiniz.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 3 :

2 kısım kedi otu gözü,

1 kısım oğul otu,

1 kısım yabani ölmez çiçeği,

1 kısım keklik gözü.

Bu şekilde yazıldığı gibi hazırlayınız. Günde 3 defa ½ bardak içiniz.

  • Damar sertliği için bitkisel reçete 4 :

1 kısım aslan kuyruğu,

1 kısım kedi otu kökü,

1 kısım nane.

Bu karışımı yazıldığı gibi hazırlayınız. 15 dk dinlendiriniz. Günde 4 defa 1/3 bardak (80 ml) tüketiniz.

Deri Böceği İlaçlaması Nasıl Yapılır?

Deri böceği yüzlerce türe sahip olan bir haşere olduğu gibi bu haşerelerin bazı türleri hayvansal ürünlerden yapılmış maddelere, bazı türleri ise canlılara zarar vermektedir. Deri böceğinin mikroskobik türleri olduğu gibi, 1 cm büyüklüğünde olan ve gözle ayırt edilebilen türleri de vardır. İnsanları ya da hayvanları ısırmayan bu haşereler, deriden ya da yünden yapılmış maddeler içeren eşyalara zarar verebilmektedir. Deri koltukları ya da diğer deri eşyaları ciddi anlamda tahrip edebilen bu haşereleri yok etmek ve maddi zararları önlemek için deri böceği ilaçlama yaptırmak şarttır. Sıcak havalarda olduğu gibi soğuk havalarda da yaşayabilen deri böceğinin ömrü 2 ay ile 1 yıl arasında değişebilir. Uçamayan ve gelişmiş dişlere sahip olmayan bu canlılar deri maddeleri tahrip ederek, kullanılmaz hale getirebildiği gibi canlı vücudunda da yuva yapabilir.deri böceği ilaçlama, deri böceği nasıl ilaçlanır, deri böceği ilaçlaması yapma

Canlı vücudunda yuva yapan ve derinin altında, epiderm tabakasının üzerinde ilerleyen deri böceği genellikle uyuz böceği olarak adlandırılır. Geçmeyen kaşıntıya yol açan ve gözle görülemediği için bireysel olarak mücadelesi mümkün olmayan bu haşereler, derinin altında yaşadığından kişisel temizlik yapılarak yok edilmez. Bir canlıdan diğerine kolaylıkla geçebilen ve hızla yayıldığı için kısa sürede insanın tüm vücudunu sarabilen bu haşereler ile mücadele için tıbbi yardım almak gerektiği gibi, uyuz böceğinin bulaştığı insanların yaşadığı alanlarda da böcek ilaçlama yaptırmak son derece önemlidir.

Deri böceği ile mücadele, özellikle bu haşerelerin sıklıkla görüldüğü üretim fabrikalarında yapılmaktadır. Sıcak ve nemli bölgelerde yaşamayı seven haşereler arasında bulunan deri böceğinden kurtulmak için profesyonel şekilde ilaçlama yapılması gereklidir. Sağlık Bakanlığı tarafınca onaylanmış ve kaliteli ilaçlar kullanarak işlem yapan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi gereken deri böceği ilaçlaması için amatör yöntemlere başvurulmaması büyük önem taşır. Sıvı ilaçlar kullanılarak yapılması gerekli olan ilaçlama uygulaması için basit yöntemler kullanmak ciddi sakıncalara yol açabileceği gibi bu haşerelerin üremesinin de önüne geçemeyecektir.

Kol Morarması Nedir?

Kol Morarması Nedir?

Kollarda ve ellerde meydana gelen kol morarması kan dolaşımında meydana gelen rahatsızlıklardan, damar bozukluklarından, şiddetli ve ağır darbelerden dolayı oluşabilmektedir. Sanılanın aksine oldukça büyük bir rahatsızlık belirtisi olan kol morarması kolların alt ve üst kısımlarında, avuç içlerinde, parmak uçlarında ve parmak eklemlerinde gözlenmektedir. Genellikle deri altında yer alan hücrelerin tıkanması, darbe alması ve zedelenmesi; bu bölgelerde yer alan kan hücrelerine zarar vermekte, bu sebeple morarmalar ve kızarıklar oluşmaktadır.

Kol Morarması Neden Meydana Gelmektedir?

Kol morarmaları genellikle kan dolaşım sisteminde meydana gelen rahatsızlıklar, ağır veya hafif darbeler, zedelenmeler, çeşitli cilt sorunları, kanamalar, kan tahlilleri ve damarlarda meydana gelen sorunlar nedeni ile oluşmaktadır.

* Kanamalar ve Damarlarda Meydana Gelen Rahatsızlıklar

Siroz hastalığı, karaciğer rahatsızlıkları, demir eksiliği, anemi, balık yağı, zencefil ve sarımsak gibi ürünlerin yüksek oranda tüketilmesi ve kullanılması, şeker rahatsızlıkları, migren ağrılarında kullanılan haplar genellikle damarlarda ki kan pıhtılaşmasını azaltmakta bu sebeple kanın topaklar oluşturmasına neden olmaktadır. Bu sorunda zaman içerisinde kol morarması ile sonuçlanmıştır.

* Kan Dolaşım Sistemlerinde Meydana Gelen Rahatsızlıklar

Kan dolaşım sistemi üzerinde meydana gelen rahatsızlıklar, ani değişimler daralma ve incelmeler kol ve eller üzerinde morarma sorununa neden olmaktadır. Yüksek derece de soğuğa ve sıcağa maruz kalmak, damarların kan pıhtısı sonucunda tıkanması veya daralması, tansiyon sorunlarında kullanılan ilaçlar da kollarda morarmalara neden olmaktadır.

Kol Morarması Tedavisinde Neler Yapılmalıdır?

Kollarda, ellerde ve parmaklarda meydana gelen morarmalar da yapılması gereken ilk şey sağlık kuruluşlarına müracaat etmek ve bu sorunun altında yer alan rahatsızlığın bulunmasıdır. Rahatsızlık çerçevesinde yapılacak tedavilerin yanı sıra, bu morlukların geçmesi i.in buz uygulaması oldukça etkili olacaktır. Aynı zamanda sigara, alkol ve madde kullanımından uzak durmak, kafeinli içeceklerden uzak durmak, düzenli olarak spor yapmak da kollarda meydana gelen morlukların geçmesinde oldukça etkilidir.

Aynı zamanda cilt yumuşatıcı kremler kullanmak, aspirin ve ereksiyon ilaçları kullanmak da morlukların azaltılması ve geçirilmesinde çok önemlidir. Düzenli ve yeterli beslenmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak da kollarda meydana gelen morlukların hızlı bir şekilde iyileşmesinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır.

Göğüs Küçültme Estetiği Ameliyatı

Göğüs Küçültme Estetiği Ameliyatı

Göğüsler kadınların vücudundanki en önemli cinsel bölgelerden birisidir. Göğüslerin hem küçük olması hemde çok büyük olması kadınlarda problem yaratan sorunlardandır. İdeal ölçülerde olan göğüsler hem kadınların estetik olarak görünümünü hemde kendilerine olan özgüveni tazelemektedir.

Göğüs estetiği büyütme ameliyatlarının en fazla yapılma sebebi kişiye verdiği sağlık sorunlarıdır. Bunun yanı sıra büyük göğüsler kadınlarda özellikle genç kızlarda toplum içerisinde utanma, sıkılma, harektlerinde olan zorlanma, kıyafet seçerken itedikleri kıyafetleri kendilerine uyduramama gibi sorunlarla sürekli olarak mücadele verirler.

Bu durum kişide sağlık sorunlarıda yaratmaya başladığında durum içinden çıkılamayacak bir hal alır. Özellikle sırt ağrılarını, boyun ağrılarını, ağırlıktan dolayı kamburlaşmayı, meme altında mantarlaşma ve yaralanmaları beraberinde getirmesi vücut olarakta büyük sağlık sorunlarını, hastalıkları ve günlük yorgunluk artışını beraberinde getirecektir.

Büyük göğüslere sahip olan kadınlar olduklarından çok daha kilolu ve çok daha yaşlı bir görünüme sahiptirler.. Bunun tek kurtuluş yolu ise yapılacak olan göğüs küçültme estetiği ameliyatlarıdır.

Göğüslerin vücut ebatlarına oranla daha büyük olmasının belli başlı nedenleri vardır bunları; Genetik faktörler, hormonal değişiklikler veya geçirilen bazı hastalıklar olarak sıralayabiliriz. Daha sonra çevresel faktörler beslenme alışkanlıkları, aşırı alınıp verilen kilolar ve bunların içerisinde en önemli olan gabelik ve hamilelik sonrası göğüslerin sarkma ve gevşemesi problemleridir.

göğüs küçültme estetiği ameliyatları hastanın durumuna bağlı olarak 17-18 yaşlarından itibaren yapılmaya başlanabilir. Göğüs küçültme ameliyatlarında en önemli iki etken doktor seçimi ve doktor seöimi sonrasında iyi bir ameliyat planlamasıdır.

Hastalar için ise bilinmesi gereken en iyi haberlerden birisi Türkiyede bu ameliyatların oldukça güvenilir. Teknolojik ve sağlıklı bir şekilde çok iyi sonuçlar alınabilen ameliyatlar olduğudur. Göğüs estetiği küçültme ameliyatları hastalara mutluluk veren ve çok iyi sonuçların alındığı operasyonlar arasında yer almaktadır. Göğüs büyütme ameliyatları fiziki açıdan kişinin görünümüne estetik sağlamasının yanı sıra hayat konforunuzuda oldukça arttıran bir cerrahi işlemdir.

Saç Dökülmesi

Saç Dökülmesi
Saç dökülmesinin kesin ve kalıcı tedavisi yalnızca saç ekimidir. Dökülen saçları tek tek kesin tedavisi ve kalıcı tedavisi saç ekimidir. Dökülen saçların dökülmesini zayıflatan ilaçlar vardır. Bunların başarı dereceleri çok tartışmalıdır. Büyük firmaların çıkardığı ilaçlara rağbet etmek daha önemlidir diğerlerinden ziyade. Onların da zaten bellidir başarı oranları. Saçlar çok dökülmeden, kişiyi rahatsız etmeden, eğer o zayıflamanın farkındaysa kişi bunu geciktirmek için bu ilaçlarla uğraşabilir. Ama görüyoruz ki çoğu insanın takıntısından başka bir işe yaramıyor bu ilaçlar.

Neden özellikle tepeden dökülür saçlar?

Orada genetiklikten dolayı dökülme gerçekleşir. Genlerimize baktığımızda amcamıza, babamıza, dayımıza, bu kısım daha çabuk dökülüyor. Arka kulak tarafı daha güçlüdür. O kısım kan dolaşımı en güçlü olan bölgedir. 1930’lu yıllarda araştıran bilim adamları hiç bir şekilde bu bölgenin dökülmediğini görmüşlerdir. Bu bölge dökülmemeye kodlanmıştır. Orayı da alıp üst bölgelere nakil gerçekleştirdiği için üst bölgelerde kesinlikle ve kesinlikle dökülme olmuyor. Hayat boyunca kullanılabilir. İstediği gibi tarayabilir, saç spreyi ve jöle kullanabilir, kestirebilir, uzatabilir, boyatabilir. Oradan hücre nakli yapılmaktadır. Buradan canlı hücreyi alıp, ölmüş olan bölgelere nakledilmektedir. Bu da kişinin kendi saçı olmuş oluyor. Ağrılı ve acılı bir yöntem değildir. Hiç bir şekilde ağrı ve sızı yoktur. Çünkü lokal anestezi altında yapılıyor. O bölge uyuşturuluyor. İşlem boyunca da kişi televizyon izliyor, istediği zaman mola veriyor, yemeğini yiyor, çayını ve kahvesini içiyor, bir günde bitiyor. Ortalama 9-10 saatlik bir süreçte işlem başlıyor ve bitiyor. 9-10 saat içerisinde tamamen artık yeniden saçlarınıza kavuşmuş oluyorsunuz.

Diyaliz ve Diyaliz Makinesi

Diyaliz ve Diyaliz Makinesi

Diyaliz işlemi, böbrek yetmezliği hastalığı olan kişilerin, vücutlarında biriken fazla sıvı ve atık maddelerin zar adı verilen yarı geçirgen bir membran ile temizlenmesidir İki farklı diyaliz türü vardır.

Hemodiyaliz

Tıpta, hemodiyaliz, greft, fistül veya kateter denilen uygun bir vasküler giriş yoluyla hastadan alınan kanın, bir makina ve pompa yardımıyla bir süzgeçten geçirilip (diyalizör) kanın içinde bulunan sıvı ve solüt içeriğinin düzenlenerek hastaya geri verilmesi işlemidir. Genellikle haftada 3 defa 4 saat süren seanslarla yapılır.

Periton diyalizi

Hastanın karın boşluğuna ameliyatla kalıcı bir tüp yerleştirilir. Bu tüp ince, yumuşak bir silikondan yapılmıştır. Bu diyaliz türünde
bu kateter yardımıyla verilen özel olarak hazırlanmış solüsyonla, hasta kendi karın zarını kullanarak kanındaki zararlı maddelerden arınır ve sıvı dengesi sağlanmış olur.

Diyaliz sırasında hazırlanan bu özel solüsyon karın boşluğunda 4 ile 6 saat arası bekletildikten sonra yeni, temiz solüsyon değiştirilir.
Bu süre içinde hastanın vücudunda atılamayan üre, kreatin gibi maddeler bu solüsyona geçer. Bu işlem sırasında bir makina kullanılmaz olay tamamen doğal olarak yer çekimi kuvveti kullanılarak yapılır. Bu tip diyaliz işlemine ayaktan periton diyalizi denir.

Diyaliz Makinesi

Böbrek yetmezliği çeken hastaların belirli aralıklarla bağlanmak zorunda oldukları suni böbrek makinasıdır. İki tüpten oluşan bir makinadır. Bu tüplerden biri hastanın bileğindeki atardamara, diğeri ise toplardamara bağlanır. Tüpün içinde kanın düzenli akmasını sağlayan iki pompa vardır. Damardan çıkan tüp, üzeri yarı geçirgen zarla kaplı başka bir tüpün etrafında dolaşır. Büyük tüp içinde diyaliz adı verilen tuzlu solüsyonun olduğu bir kabın içinde durur. Hastanın zararlı madde içeren kirli kanı 1. küpten alınır ve bu solüsyonun içinden geçirilip arındılır. Daha sonra da temizlenen kan diğer tüp ile yeniden damara verilir. Böylece işlem sona erer. Haftada 3 kez, 4′er saat süren bir tedavidir.

İğneli Radyo Frekans ile Çatlak Tedavisi

İğneli Radyo Frekans ile Çatlak Tedavisi

Cildimizde normalde yüzde 80 kolajen, yüzde 4 elastinden oluşan bir gözenek ağı bulunmaktadır. Elastin cildin esnekliğini koruyan bir proteindir. Bu elastin lifleri hamilelik, hızlı kilo alıp verme, boy uzaması ya da hormon değişimleri sebebi ile zarar gördüğünde cilt çatlakları oluşur. Cilt çatlakları derinin orta tabakası olan dermis de meydana gelir. Bu nedenle cilt yüzeyinden kremler ile yapılan tedaviler pek geçerli sonuçlar vermemektedir. Sağlığa herhangi bir etkisi olmayan bu durum özellikle kadınları görüntü olarak rahatsız etmektedir.
Peki cilt çatlaklarından nasıl kurtulabilirsiniz? Evinizde çatlak kremleri ile yaptığınız uygulamalar ne yazık ki istediğiniz sonuçları elde etmenizi sağlamaz. Bu konuda bir uzmandan yardım almanız kısa sürede gözle görülür sonuçlar almanıza yardımcı olacaktır. Özellikle iğneli radyo frekans ile çatlak tedavisi uygulaması ilk seanstan itibaren çatlak görüntünüzde gözle görülür bir iyileşme sağlayacaktır.
İğneli radyo frekans ile çatlak tedavisi uygulamasında İnfini adı verilen üzerinde altın iğneler bulunan alet ile cildi uyararak kolajen üretiminin artmasını sağlayan bu yöntem ile ilk seansta gözle görülür etkiler elde edeceksiniz. Kolajen üretiminin tamamlanması için geçen 21 günün sonunda ise gerçekten iğneli radyo frekans ile çatlak tedavisi yönteminin işe yaradığını göreceksiniz.
Bu yöntem cilde diğer tedavi yöntemlerine göre en az zararı verdiği için işlemler sonunda ciltte leke ya da iz bırakması söz konusu olmuyor. İğneli radyo frekans ile çatlak tedavisinin öne çıkan en önemli özelliği ise her mevsimde kullanılabilir

Mite İlaçlaması

Mite adıyla da tanınan akarlar, eklembacaklılar sınıfında yer alan ve aynı grupta yer alan kene ile benzer özellikler gösteren bir haşeredir. Parazit bir canlı olan ancak kan emmeyen ve yalnızca ölü deri tabakasını tüketerek yaşayan akarlar, vücutta sürekli olarak kaşıntıya neden olan ve bu doğrultuda alerjik reaksiyonlar ile enfeksiyonlara yol açabilen haşerelerdir. Bu parazitlerden kurtulmak için akar ilaçlama yaptırmak son derece önemli olduğu gibi gözle görülmeyecek dek küçük olan bu canlıları yok edebilmek için giysi ve eşyaları yüksek sıcaklıkta yıkamak dahi çözüm vermemektedir. Zira akar, yumurtalarını havada asılı şekilde bıraktığından, böcek ilaçlama yapılmadığı sürece yayılmaya devam edebilecek potansiyele sahiptir.

Akarların yaşadığı yerler, diğer haşere türlerinde de olduğu gibi, özellikle sıcak ve nemli bölgelerdir. İnsan vücut ısısına yakın olan alanlarda kolaylıkla çoğalabilen mitelerden kurtulmak için yaşam alanlarının ve sık kullanılan tüm eşyaların ilaçlanması gereklidir. İnsan vücudunda yuva yapabildiği gibi genellikle yatak ve yorgan aralarında bulunan akarları yok etmek için sıvı ilaçlama tekniğine başvurulur. Buharlama yöntemi kullanılarak daha etkili sonuç sağlayan akar ilaçlaması için diğer formdaki hiçbir ilaç etki sağlayamaz. Bunun yanı sıra mite ilaçlama işlemi gerçekleştirildikten sonra, kapalı alanın iyi bir şekilde havalandırılması ve yorgan, çarşaf gibi eşyalar ile kıyafetlerin yıkanması gereklidir.

Otel, yurt, hastane ve diyaliz merkezi gibi alanlarda sıklıkla yapılan akar ilaçlama; ev, ofis, mağaza gibi alanlarda da yapılabilmektedir. İnsanların yaşadığı her alanda yaşayabilen mayttan kurtulabilmek ve sağlıklı alanlar oluşturabilmek için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı akar ilaçları ile uygulama yapan profesyonel firmalar tarafından hizmet almak gereklidir. Vücut kaşıntısı nedenleri arasında yer alan akarlardan kurtulmak, bu haşerelerin yol açtığı rahatsızlıkları yok edeceği gibi sağlıksal sorunların da önüne geçecektir.

Akarın Zararları

Akarların zararları arasında en önemlisi yol açtığı solunum yolu hassasiyetidir. Akciğer solunumu yapan tüm canlılarda önemli rahatsızlıklara yol açabilen bu haşereler; astım ya da nefes darlığı gibi hastalıkları olan insanlarda da ölüme dahi yol açabilecek problemlere ortam hazırlayabilmektedir. Dolayısıyla özellikle solunum yolu hassasiyeti olan bireylerin yaşadığı alanlarda bu haşerelere rastlanması durumunda mite ilaçlama yaptırmak şarttır. Mitelerin zararları arasında ciddi sonuçlara yol açabilen durumlardan biri de neden oldukları deri hastalıklarıdır. Epidermis tabakasını üzerindeki deriyi tüketerek beslenen bu haşereler, sürekli olarak kaşıntıya yol açtığı gibi cilt hassasiyeti olan ya da alerjik reaksiyonlara karşı bağışıklığı gelişmemiş olan insanlarda kalıcı yaralara neden olabilmektedir. İnsanları ısırmadığı için virüs vektörlüğü yapmayan bu haşereler buna karşın insan sağlığı üzerinde ciddi sorunlara yaratabilmektedir.

Güne Daha Güzel Başlamanın Yolları

Sabahları işe yetişmek için büyük bir telaş içerisine giriyor olabilirsiniz. Ancak kendinize çok kısa da olsa zaman ayırarak daha güzel görünmeyi ve daha iyi hissetmeyi başarabilirsiniz. Bir kez günlük rutininize belli alışkanlıkları eklediğinizde bunları yapmak çok daha kolay olacak. Yarın sabahtan itibaren güzellik sırlarınıza yenilerini eklemeye ve kendinizde farklılık yaratmaya ne dersiniz?güne daha güzel başlama, güne nasıl daha güzel başlanır

Kahvaltıda Protein Tüketin

Yapılan çalışmalar sabah kahvaltısında protein tüketen kadınların kilo kontrollerini daha rahat sağlayabildiğini işaret ediyor. Ayrıca protein içeren bir kahvaltı ışıldayan bir cilde sahip olmak isteyen kadınların da tercihi olmalı. Kahvaltıda protein tüketmek için en iyi seçenek yumurta. Bir diğer seçenek ise yoğurt.

Güneşten Korunun

Ne olursa olsun dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler sürmeniz gerektiğini sanırız biliyorsunuzdur. Bu ürünler cildinizin yaşlanmasını önlediği gibi kanserden korunmasını da sağlar. Cilt bakımı rutininize güneş koruyucu ürünleri mutlaka dahil etmelisiniz. Makyaj yapmadan önce güneşten koruyucu bir ürün sürmeli ve birkaç saatte bir de bunu tazelemelisiniz.

Antioksidan Serum Kullanın

Günlük cilt bakımı rutininize antioksidan serumları mutlaka eklemelisiniz. Bu serumlar kısa süre içinde etkilerini göstermeseler de yıllar geçtikçe sizi zamanın etkilerinden koruyacaktır. Antioksidan serumlar ciltteki çizgilere ve yaşlılık lekelerine karşı savaşmaktadır. Sabahları bu serumları kullanmanız ilerleyen yıllarda cildinizin gençliğini korumasını sağlayacaktır.

Spor Yapın

Akşamları işten geldiğinizde kendinizi çok yorgun hissettiğiniz için spor yapmayı sürekli erteliyorsanız sporu sabah saatlerinde yapmayı deneyin. Egzersiz yapmak metabolizmayı hızlandırmakta ve kilo kontrolünü sağlamaktadır. Egzersiz yaparak hem vücudunuzun hem de cildinizin güzelliğini koruyabilirsiniz.

Su İçin

Gece uykusundan sonra cildinizi nemlendirmek için güne bir bardak su içerek başlamayı deneyin. Böylece cildiniz gece boyunca kaybettiği nemi kazanacaktır.

Yüzünüze Soğuk Su Uygulayın

Sabahları göz altınızda torbalarla uyanıyorsanız ya da yüzünüzün donukluğundan şikayetçiyseniz bu durumdan kurtulmanın çok basit bir yöntemi var. Bir sprey şişesine su doldurun ve bu suyu buzdolabında muhafaza edin. Sabahları yüzünüze bu spreyi sıkmanız çok daha canlı bir görüntü kazanmanızı sağlayacaktır.

Yeşil Çay İçin

Sabahları çay içmeyi seviyorsanız yeşil çay içmeyi tercih edin. Yeşil çay içmek pek çok kadının güzellik sırları arasında yer alıyor. Yeşil çay antioksidan içerikleri ile hücre yapısının bozulmasını yavaşlatacak ve bu sayede uzun süreli genç kalmanıza yardımcı olacaktır. Eğer kahveyi tercih ediyorsanız yeşil çaydan sonra kahvenizi de içebilirsiniz.

Türkiye’de Bilimin Merkezi Bursa

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın katkıları ve katılımlarıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi Projesi olan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, Dün itibariyle açılarak sergilendi.tübitak, tübitak nedir, tübitak nasıl işler2012 yılında başlayan proje, 9 bin metrekare kapalı, 20 bin metrekare toplam alana sahip. Projeye TÜBİTAK’tan destek verilen ve bir çok kişinin desteğini barındıran bu büyük projenin meyvesi Bilim ve Teknoloji Merkezi, Avrupa’da ilk 5’e girmeyi hedefliyor.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de teknoloji adına yerli üretim sadece büyük firmalar tarafından, cep telefonu üzerine yapılmakta. Budurumda geçen sene yürürlüğe koyulabildi. Türkiye’nin yerli teknoloji üretimine destek verecek olan bu proje, Türkiye’ye gerçekten büyük bir katkı sağlayabilir. Deney, araştırma ve üretim aşamalarında Türkiye’ye destek çıkacak olan Bilim ve Teknoloji Merkezi, ülkemizin uluslar arası standartlarda üretimine oldukça büyük katkılarda bulunarak Türkiye’nin maddi olarak büyümesinde yardımcı olacak.

TÜBİTAK, bu proje için 43 milyon TL yardımda bulundu ve henüz tamamlanan bina için bile bu para kaynağı bitmiş değil, paranın geri kalanı araştırmalara yatırılacak, bunun yanı sıra Bursa’da teknoloji ve bilim adına bir çok sergi açılmış durumda. Görünüşe göre Bursa, Türkiye’nin Bilim ve Teknoloji adına en büyük şehri haline gelecek.